Peki Ulu Önder ATATÜRK'ün;

Dindar Biri Olduğunu Nasıl Anlarız?

Peki Ulu Önder ATATÜRK'ün;

Dindar Biri Olduğunu Nasıl Anlarız?

  • ATATÜRK, KUR'AN OKUTMUŞTUR

    9 Mart 1922, Perşembe - Sivrihisar

    "Saat 8'e doğru (akşam) İsmet Paşa geldi. Evvela yemek. Yemekten sonra 10 Mart için program kararlaştırıldı. Siyasi durum hakkında... bilgi verdim. Ondan sonra hafıza Kur'an okuttuk."

  • ATATÜRK, KUR'AN MEALİ YAZDIRMIŞTIR

    Fethi Naci, Atatürk'ün Temel Görüşleri, s. 55

    "İlk olarak Kuran'ın dilimize çevrilmesini istedim. Bu da ilk defa olarak Türkçe'ye çevriliyor. Hz. Muhammed (sav)'in hayatına ait bir kitabın çevrilmesini emrettim."

  • ATATÜRK, KUR'AN'I TAVSİYE ETMİŞTİR

    Ercüment Demirer, Din, Toplum ve Kemal Atatürk, s.10

    Ramazan ayı yaklaşınca Atatürk kız kardeşine; "Makbule, Ramazan geliyor, annemize hatim okutmayı ihmal etme" der ve hatim okuyacak Hafız'a hediye edilmek üzere bir zarf içerisinde para verirdi.

TAVSİYE! ----> Sayın Adnan Oktar'ın "SAMİMİ BİR DİNDAR ATATÜRK" isimli eserini okumak için hemen burayı tıklayın!

ATATÜRK, İSLAM'A DEĞİL YOBAZLIĞA DÜŞMANDIR!

Atatürk; -bazı kişilerin iddilarının aksine- Kur'an'ın özünde bulunan
demokrasiyi ve laikliği savunmuştur...

Nasıl mı? İnceleyelim :

MÜSLÜMAN, KUR'AN AHLAKINA UYGUN YAŞAMALIDIR!

Atatürk; -hataları da olsa- Kur'an ahlakına sahip bir insandı!

Nasıl mı? İnceleyelim :

ATATÜRK, İSLAM'A DEĞİL BAĞNAZLIĞA DÜŞMANIDIR!

O dönemde yaşayan bir kısım bağnazlar, Kuran ahlakına göre değilde, atalarının ve geleneklerinin uydurduğu dine göre yaşamaktaydılar. Eğer Atatürk, bilerek veya bilmeyerek Kur'an'daki demokrasiyi fiilen uygulamamış olsaydı, bağnazlar (yobazlar), kendi kafalarındaki dine göre yaşamayan insanları öldürme derecesine gelip biricik vatanımızı kaosa sürükleyebilirlerdi. Nitekim İslam Ahlakı'nda hiç kimse İslam'ı yaşamadığı için zorla baskı altında tutulamaz.
Nitekim Allah, Kuran'da şöyle bildirmektedir:
"Dinde zorlama yoktur.... (Bakara Suresi 256. Ayet)

Kur'an'da bildirilen bu konu bizlere demokrasiyi ve laikliği özetlemektedir. Herkes -bir başkasının haklarını ve sınırlarını aşmadan- istediği gibi yaşamada özgürdür. Sadece Allah insanları yaptıklarından dolayı sorguya çekecektir. Müslümanlara düşen ise apaçık bir tebliğden baskası değildir.

ATATÜRK, ALLAH'A VE RESULULLAH'A BÜYÜK ÖNEM VERMİŞTİR

Balıkesir Hutbesi, Zağanos Paşa Camii , 7 Şubat 1923

Ey Millet! Allah birdir. Şanı büyüktür. Allah'ın selameti, atıfeti ve hayrı üzerinize olsun. Peygamberimiz Efendimiz Hazretleri, Cenab-ı Hak tarafından insanlara dini hakikatleri tebliğe, memur ve Resul olmuştur. Koyduğu esas kanunlar cümlemizce malumdur ki, Kuran-ı Azimüşşan'daki ayetlerdir. İnsanlara feyz ruhunu vermiş olan dinimiz son dindir. Ekmel dindir. Çünkü dinimiz akla, mantığa, hakikate uymamış olsaydı, bununla diğer İlahi ve tabii kanunlar arasında aykırılıklar olması gerekirdi. Çünkü bütün İlahi kanunları yapan Cenab-ı Hak'tır.!

LAİKLİĞİN KUR'AN'DAKİ KESİN TARİFİ

Atatürk'ün şu sözleri Kur'an'daki ayetler ile mutabıktır!

Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz, dine saygı gösteririz. Düşünce ve tefekküre muhalif değiliz. Biz sadece din işlerini millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasde ve fiile dayanan taassupkar hareketlerden sakınıyoruz. (Sadi Borak, Atatürk ve Din, 1962 (A. Gürtaş, s. 34)

Dinde zorlama (ve baskı) yoktur. Şüphesiz, doğruluk (rüşd) sapıklıktan apaçık ayrılmıştır. Artık kim tağutu tanımayıp Allah'a inanırsa, o, sapasağlam bir kulpa yapışmıştır; bunun kopması yoktur. Allah, işitendir, bilendir. (Bakara Suresi, 256)

Sn. ADNAN OKTAR, ATATÜRK HAKKINDA
NE DEDİ?

(Kanal Malatya Tv'deki Röportajı, 7 Ocak 2009)

Atatürk hem dindardı, hem mükemmel insandı. Anlatsak sabahlara kadar bitmez. Bir insan düşünün ki Müslümanların temel ihtiyacı olan bilgiyi, yani Kuran'ı tefsir ettiriyor. Ve en mükemmel âlime tefsir ettiriyor. Elmalılı Hamdi Yazır Efendi'ye. Ve bu tefsiri Türk Halkı'na sunuyor. Ve en muteber hadis kitabını açıklattırıyor. Şerh ettiriyor. Sahih-i Buhari'yi halkına sunuyor. Diyanet İşleri Başkanlığı'nı kurduruyor, halkına sunuyor. Ve diyor ki Türk Milleti'nin en büyük düşmanı komünistliktir. Ve her görüldüğü yerde ezilmelidir. Tam bir aslan üslubu maşaAllah. Türk Birliği'ni savunuyor, İslam Birliği'ni savunuyor, Türk İslam Birliği'ni savunuyor.

TAVSİYE! ----> Sayın Adnan Oktar'ın "GERÇEK ATATÜRKÇÜLÜK" isimli eserini okumak için hemen burayı tıklayın!
TAVSİYE! ----> Sayın Adnan Oktar'ın "ATATÜRK VE GENÇLİK" isimli eserini okumak için hemen burayı tıklayın!

ŞUNU SAKIN UNUTMAYIN!

Bağnazlar, İslam adı altında fikirlerinizi değiştirmeye çalşabilirler

ŞUNU SAKIN UNUTMAYIN!

Coffees and Apple

Sizlere Tavsiyemiz Sadece Kur'an'a Uyun!

Kuran-ı Kerim'deki hükümler, makul her insan için ideal yaşama ortamını sunar. Ancak bir insan Kur'an'ı yeterli görmeyip kendi aklından kurallar üretmeye çalışırsa, bunlar ile kendisie zulmeder.
Kur'an; 1400 seneden beri fikir özgürlüğünü savunur ve hiç kimseye dini hükümlerin zorla uygulanmasını emretmez. Ayrıca Kur'an'da belirtilen haramların sayısı çok çok azdır ve bunlarda insanın yaşantısını olumlu düzeyde etkilemektedir. Kur'an'a göre kimse kimsenin nasıl giyineceğine, nasıl davranacağına karışamaz. Bu da demokrasi ve laikliğin özetidir. Şunu da unutmamak gerekir ki tüm bu özgürlükler, bir başkasının özgürlük alanına girilmemesi koşulu iledir.

İslam, bir insana olgun akıllı olmayı getirir ve makul düşünmeyi sağlar. Yaşadığı dönemde Atatürk'ün akılcı tavırlar ile davranması, kendisinin Kur'an ahlakının zemininde olduğunu gösterir.

SONUÇ OLARAK; MUSTAFA KEMAL ATATÜRK, BAĞNAZLIKTAN UZAK VE SAMİMİ BİR YAŞANTININ OLUŞMASINI HEDEFLEMİŞTİR VE BU KUR'AN'A SON DERECE UYGUNDUR.